Cam Kırığı Saatler
Geleceği giyinmek için
Sığındığın ten
Sen kokmaz olur zamanla
Ruhundaki acılar
Cam kırığı saatlere dönüşür
Durmadan batar sol yanına
Veremediklerini düşünürsün
Konuşulanların sorgusunda
Gözlerinin yeşili solar
Eskiyen bir resim olur ellerin
Temmuz yanığıdır gün
Öğle vaktidir
Çıkıp gelir suskunluk
Kelimeler düğümlenir boğazında
Gitmelerin coğrafyasında
Kalamamaktır ya aşk
Sürgün öncesi
Bütün düşlerini idam edersin
Günün ışıkları söner
Yenik düşer bedenin yorgunluğa
Sarhoş zamanların türküleri
Dolar kulaklarına
Rüzgarsız zamanların
Eğreti sevdaları gibi gelip yerleşir
Eskiden kalma bir ağrı sol yanına
Susamadıklarını düşünürsün
Dudaklarını ısırıp
Büyük adamlar geçer
Sözlerinin içinden
Küçük bir tebessüm
Yakar bedenini
Ve ölürsün
Sevdiğinin bakışlarında