Cendere
bazı gecelerin bahçesinde
sabah bitmez
açmadan solar
sabahın taç yaprakları
sen acını iğde kokulu türkülere banarken
güneş hep başkalarına göz kırpar
hep sen kucaklarsın gecenin matemini
hep sana yüklenir kambur kambur üstüne acılar
boğma rakı gibi boğulur
ateş çemberinde akrep gibi zehirlersin kendini
büyük balığın küçüğü yuttuğu bu karanlık denizde
kime el uzatsan
avına pike yapan alıcı kuş olur
acının feriştahını çeksen
kimse uzatmaz yardım elini
boynum kıldan ince deyip
diz kırarsın aşkın otağına
vurgun yemekten korkmayan süngerciler gibi dalarsın en aşkın derinine
haram bir lokma gibi kursağında kalır sevdan
yarmış
yarenmiş yalan olur
cevapsız kalır bütün soru işaretleri
su donar
ateş söner
iki tarafı keskin hançerler hep sende sınar çeliğini
aşk sana tuzak
aşk sana bir uzun eyvah olur
boşunadır bu nefes almalar
boşunadır gök kuşağı yüzlü şiirler
sayfalarca çırpınsan da
bu cendereden kurtulamazsın
yazan böyle yazmış
silmek istesen de silemezsin
vuruldun bir kere adamım
uçmak istesen de uçamazsın