Cendereye Sıkıştırılmış Düşler/yaş 18
/Hiçbir intihar alnıma sürdüğün lekeyi kapatamadı...
Hayal ettiğim her mutluluk
Yaşayamadığım çocukluğum kadar yarım kaldı.../
Yüzümü astığımdan beri sıvası çoktan dökülmüş yokluğuna
Ellerimin ulaşabildiği her noktada varlığını aradım,
Hak'tan geldiğine inandığım her şeyi sineye çektim
Yine de
Buhranlarıma derman aradığım dualarımı
Bir ?'elif'' huzuruna sığdıramadım.
Bilirim,
Nefesimden yakındır ölüm.
Ve annemin mutluluğu kadar uzak...
Akli melekelerimin yok sayıldığı
O namünasip görüş günlerinde,
Esrik ömrümün
Eti kemiğinden ayrılmış bedenine
Uçurum dibi beklentilerini sardım.
Tek içimlik...
Aymaya başlayan aklımı yeniden bulandırmak için
/Ama unutma
Sadece tek içimlik.../
Nedense
Bir celselik ömrü olan ebeveyn kavgalarında
Hep günlük kokardı çocukluğumu sakladığım odalar.
Garip tütsüler daha da dumana boğardı
Evvelden bulanık olan aklımı...
Sende aklının bir köşesine yaz,
Ben anneme kalkan eli havada yakaladığım gün büyüdüm,
Ve
Cendereyle sıkıştırılmış düşerimde
Ara verdim artık yılları saymaya...
O günden beri
Yaşım on sekiz...
24'Temmuz'2009 Aydın...
bazen bir şiirin sonu, aslında girişidir...
diyerek aklıma yeni şiirin fikrini düşürdüğü için Enes Safa'yürekten teşekkürler.