Çıkar Savaşı
Her giden dünya için üç günlük derdi ama
Her gelen her nedense mal mülk telaşındaydı
Dün gibi gelse dahi doğduğum gün babama
Babam ben doğduğumda otuz dört yaşındaydı
Sünnet olduğum zaman hayli seviniyordum
Erliğe adım attım diye övünüyordum
Dördümden gün almışken ben ata biniyorum
Annem elli birinde musalla taşındaydı
Sekiz kişi çok şendik az odaya yeterken
Anneannem dedemle ocağımız tüterken
İki abim bir ablam tüyüm yeni biterken
Ergenlik döneminin henüz en başındaydı
Derken düştük yediye dedemin göçmesiyle
O acı şerbetini ecelin içmesiyle
Sonra anneannemin iki yıl geçmesiyle
Vedası bin dokuz yüz doksan beş kışındaydı
Hem yetim hem öksüzlük hasretiyle sızlandı
İnmenin inmesiyle annem rahatsızlandı
İki bin bir Ekim'i evimiz tatsızlandı
İçerdeki saadet kapının dışındaydı
Yedisi kırkı falan tarihe karışınca
Seneler senelerle adeta yarışınca
Hayata ne tam küsüp ne de tam barışınca
Orta hal hepimizin çatılan kaşındaydı
Polisliğe yakınken gözlerimden ıraktım
Kamu Yönetimi de ilk sınıftan bıraktım
Namuslu kazanç için bir duruldum bir aktım
Hiç ehli olmayanlar işlerin başındaydı
Ne namertler tanıdım kimi madde irisi
Mânen leşten farksızdı kimisinin dirisi
Şerif'siz yaşamaya müstehak her birisi
Hep bu alnı tersizler çıkar savaşındaydı
6 Eylül 2006
İzmir