Çocuk Kalbim
Şuan öyle çocuksu öyle zavallı ve acizim ki annem,
Başımı dizine koyup kaybolan bilyelerim için ağlamak istiyorum.
Komşu çocuğunun yumruğuyla acısaydı keşke yüzüm şuan,
Kıvrandıran mide ağrım gizlice yediğim şekerlerden olsaydı.
Nefes nefese kalışım sokak köpeğinden kaçışımdan olsaydı keşke,
Titreyen dizim komşunun bahçesinden aşırdığım erik korkusu yüzünden olsaydı.
Anlamsız tebessümlerim, sebepsiz susmalarım, ağlama nöbetlerim,
Hepsi anne hepsini çocukluğumdan getirdim, getirebildim de.
Kalbimde ki yara, yüreğimdeki acı,
Gitmiyor maziye, getiremiyorum anılardan.
Yok, annem daha önce böylesi olmamıştı hiç.
Hiç bu acı yüzünden başımı dizine koyup ağlamamışım.
Hiç bu yüzden teselli vermek için elini saçlarımda gezdirmemişsin.
Babama 'kahramanıma' bu yüzden açıklama yapmamışsın hiç.
O kadar çok muhtacım ki sana şimdi annem.
Sezen'in de dediği gibi o kadar çok anıyor ve anlıyorum ki seni,
Oğlun yenik, oğlun çaresiz oğlun mahkûm anne,
Nasılda çınlıyor kulaklarımda,
'Ben olmasam her şeyini bir yerlerde unutur, kaybedersin' deyişin annem.
Bunu söylerken kalbimi de kastetmiş miydin annem?
Onu da kaybedeceğimi getirmiş miydin aklına, hiç düşünmüş müydün?
Hep haklı çıkmak zorunda mıydın be annem?
Ah anne şimdi sende yoksun yanımda,
Hani anne insanlar çocukken öğrenirdi her şeyi?
Ağlamak çocuk işi miydi gerçekten anne?
Erkek adam acıdan ağlamaz derdin hep.
Hani kanayan yaralar zamanla unutulurdu?
Hani yaralar zamanla geçerdi, kaybolurdu izi?
Yalandı değil mi anne hepsi koca bir yalan.
Sadece daha büyük yaralara, kanamalara hazırlıyordun beni.
Hani diyordun ya imtihanlarına iyi çalış mutlu olmak istiyorsan onları çok iyi geçmelisin.
O da bir çocuk masalıymış maalesef prensesim.
Asıl imtihanlar büyüyünce geliyormuş.
Ve biliyor musun annem imtihanlar, onlar gerçekler
Şairin de dediği gibi; hep misafirler maalesef hiç hesapta yokken gelirler üstelik.
İyi ki annem iyi ki acıları azaltacak dualar ezberletmişsin çocukken.