Çocuk Olabilmek
Sevişmek vardı
Yağmur damlalarının fokurtularında
Yakalamak toprağı yatırmak çimenlere
Öpmek hasretin saçlarını
Uzun uzun sarılmak
Tren raylarının soğuk yüzlü demirlerine
Şakağından vurmak
Ayrılığa öten o düdüğü...
Türkü gözlü sevgiliye
Türküler yazabilmek
Gelmek geçmek
Geçmişin tozlu tünellerinde
yutkunmak
korkusuzca cesurca
Yüzleşebilmek
Tüm yüzsüzlüklerle..
Çıkartmak muz gibi soymak
Sevdanın üzerinden ayrılık yeleğini
Yakamoz olabilmek
Mavi gözlü sevgiliye
Düşmek düş sokaklarına
Yalın ayak
Islatmak gecenin dudağını
Yatırmak göz kapaklarında
Ninniler söylemek sevgiliye
Aşkla vurabilmek yıldırımları
Şimşek gibi çakmak
En karanlık yanlarımıza
Sönmeden söndürmek tüm dünyanın ışıklarını..
Saklamak
Sokak çocuklarını leylek yuvalarına
Tutup saçından getirmek
Vicdanları ait oldukları yere
Hatırlatmak
İnsana insanlığı
Dört kolluya binmeden
Dört nala koşmak...
Büyüyen duyguların karşısın da
Çocuk olabilmek üstadım çocuk
Yenilmeden hırslarımıza