Çocukluğumuzun Kavun Mevsimleri ? 2
bak işte,
yine başlıyor kavun mevsimleri
küçükken,
tezek yakar,
yumurta çalardık kümeslerden
ve sıcacık ekmeğe çalardık,
mis gibi tereyağını...
herbir yanı,
kurcalayıp, bozardık bilmeden
kimi zaman ağaçlara tırmanıp,
atlardık hiç düşünmeden...
sen düşsen, ben incinirdim...
hiç unutmam,
birgün,
o huysuz ihtiyarın eriklerine dalmıştık
önce yakalamıştı,
sonra sövmüştü bir güzel
Allah'tan, küfrün ucu dokunmamıştı sana
yoksa ben ona,
yapacağımı bilirdim...
biz küçükken,
karınca'lık oynardık
yazları çalışırdık bahçelerde
kışları,
soba başında türlü eğlence...
arada güneşe dalardı gözlerimiz
ona dokunmak ister, damlara çıkardık
biz, o sıcaklarda, düşlerimizle büyüdük
arada uçmak ister, kuşlara öykünürdük...
bir sabah,
daha kimseler uyanmadan
sen evdeki yatağın çarşafını,
ben babamın deposundan,
birkaç tahta parçasını,
usulca yürütmüştük...
dedemin Hezarfen Çelebi'yi anlattığının,
sabahıydı sanırsam
kuzuların damına çıkıp
derme çatma kanatlarımla,
boşluğa atlamıştım hiç korkmadan
Allah'tan önceki gün saman gelmişti de
balyaların üzerine düşmüştüm
ben şapşal şapşal bakarken aşağıdan,
kendini tutamamış, çok fena gülmüştün...
dün gibi hatırlıyorum,
yine kavun mevsimleriydi zaman...