Deprem
-Zaman-
On yedi Ağustos 1999'da,
Sabaha karşı,
Üçü iki geçe,bütün saatler durdu.
Yeli,seli,yangını,
Yüz yıldır,ciğerlerinde toplayan
Canavar uyanırken,
İnsanlar,dünkü gibi uyuyordu.
-Şiddet-
Gökyüzünü kızıla boyayan,
Yedi metre yükselten,denizin dalgasını
Ve yedi onda dört şiddetinde,
Yarıp,çökerten,toprak tabakasını,
Yüzyılın en büyük yıkımı;
Kırk beş saniyede,
Ulusumu uykuda vurdu.
-Mekan-
İstanbul'um,Gebze'm,Kocaeli'm,
Tutmuyor ayağım, elim.
Adapazarı'm,Düzce'm,Bolu'm,
Kırıldı kanadım,kolum.
Çınarcık,Gölcük,Yalova'm,
Yıkıldı yaylam,ovam.
-Can ve Mal-
İllerim,ilçelerim "imdat!" diye haykırdı.
Koştu bütün duyanlar,görenler.
Ne var ki
Sonsuza dek uyuyanları uyandıramadı,
Bir daha uyumak istemeyenler.
İnsan yutup,balık kustu denizler.
Kimi mor,kimi sarı benizler,
Bir değil,iki kez gömüldüler...
Çocuklar,anasız babasız,
Analar babalar,çocuksuz kaldı.
Nice kardeşler,arkadaşlar,
Nice eşler ayrıldı...
Mutluluk fotoğrafları,
Toplanmamış oyuncaklar,
Okunacak kitaplar...
Yıkıntılar arasında darmadağın.
Ne bakacak,oynayacak,
Ne de okuyacak kaldı.
Yıkıntıdan sesi gelen bir anne,
Çocuklarını emanet etti,
Kurtulan kız kardeşine.
Enkazdan çıkartılan genç kız:
"Amca ne olur,kardeşimi kurtarın,
O daha çocuk,ölecek" diye
Bağırdı,ağladı,yalvardı...
Bir annenin ölüsü altında,
Yavrusu sağ çıkartıldığında;
Erkekler ağlamaz diye büyütülenler,
Hüngür hüngür ağladı...
-Paylaştıkça-
Başlayınca açlık,susuzluk;
En sona kaldı yorgunluk,uykusuzluk.
Bir lokma ekmeğe,
Bir yudum suya muhtaç oldu insanlar.
Ölü sayısı on binleri aştıkça,
Sevinemediler kurtarılanlar.
Yüzyılın en büyük yıkımıydı bu.
En derin acısı canların.
Azaldı paylaştıkça.
Başın sağ olsun ulusum.
Başın sağ olsun d ü n y a .
17.08.1999,Trabzon