Dertli Gönül
Derdim seni hangi dağa yükleyim,
Dağlar seni çekerler mi bilemem
Ben bu ilden hangi ile gideyim,
Yollar seni götürür mü bilemem
Garip idik düştük uzun yollara,
Bağlar geçtik, vardık yüce dağlara.
Göz kestirir, derman yetmez dağlara;
Derdim seni kimler anlar bilemem.
Dağlar başı duman ile bürünür,
Deli gönül dağ yolunda sürünür,
Gurbet eller dağ başından görünür,
Aşıp çıksak varılır mı bilemem.
Tepelerden düz ovalar görünür,
Bahar gelir, yeşillere bürünür;
Nazlı yarım gurbet elde dövünür,
Gurbet kahrı çekilir mi bilemem.
Azar deli gönül, derdinden azar;
Gönül viran olmuş dağlarda gezer.
Kalem yazmaz olmuş, derdimi sezer;
Kalem seni kırayım mı bilemem.
İstanbul / 2001
Hüseyin Turan