Dikiş Tutmayan Hayatlar
'Bir arşın kefen bekler bin bir direkli mezar'
'İnsanoğlu çiğ süt emmiş para görünce azar'
Hayat;
Bir oyun sahnesi
Elerimizle çizilen mimik
Yüzümüze yansır bazen
Formatı bozuk bilgiler gibiyiz
Üstümüzde silik ahlar dolaşır
Kükürt tozundan...
Biri salar kendini
Derin dipli kuyulara
Biri arar aynadaki tenini
Pörsümüş iki gözün resitali
Far aralığından...
İnce sızıları var;
Kalp yağına gizlenmiş acının
Tarumar edilmiş sokaklarda akıl
Yakası kavuşmayan mintan gibi hayat
Hep teyel dikişler ceplerde...
Avazına sığınan kuşlar
Kanatları nicedir üryan
Süzerken bulutlarda yastık
Narin tellerine...
Hayat direngen;
Bir ölümün toprakla dansı gibi
Artık yoktur sorgu derinlerde
Ve sayılmayacaktır zaman meftunu
Kırk kanaat açlıkta sonlanır
Nefes aralığında...
Ekilen her tohum
Hep hasada vurur dallarını
Azrail misali tırpanlar
Günden düşen atıkları
Eteğine...
Her hayat aslında bayattır ters ikliminde hiç bir şey senin değildir
Ve sen hiç bir şey olamamışsındır kuru avuntulardan başka...
Dikiş tutmaz bu çarkın mekanizması
07.01.2011