Düş Kırığı Sancım
Ben çok insanın omzunda ağladım ben böyle yaşamak istemiyorum diye
Şimdi!
Senin omzunda ağlıyorum.Ben böyle yaşamak istiyorum.
Seninle bam/başka rüyada,
bam/başka dünyada !
İki satıra sığdırdım tüm acılarımı
okudukça dökülsün tüm dertler
günah gibi
tuttuğunda ellerimi
sızsın parmak aralarından istedim.
Acılarımı taşımadım İstanbul'a
bam/başka hayat dedim
günahıma iki kürek toprak attım
memleketimde gömülsün istedim
öyle geldim sana
İstanbul dedim adına !
Kalabalık görüyorum seni bu günlerde
bir telaş var gözlerinde
bir huzur var nefesinde.
Bakışlarla alevlenen yangına karşı
sesinde kibrit,
soluğunda yaşam,
varlığında hayat,
armağandın belkide çaresizliğime
sap yığınlarından yalanların arkasına
çaresizlik içinde gizlenirken
buldun beni en kuytu köşede.
Bu köyde.
O şehirde.
Toprağın rengi gözlerimde
değişmedi(değişmeyecek)
katran dolu sözlerim,
keskin bakan gözlerim,
kin dolu yüreğim.
Şimdi!
Ellerim senin
dök yağmuru saçlarıma
yıkansın tenim
çek nefretimi damarlarına
dumanı dışarı ver ki; Gitsin kirli kalan yanım
gitsin kirli kalan yanın
diyelim ki;
Gelin ata bindi
ya kısmet dedi..