Elveda mı Ömür?
bilinmeyen değerlerin kıyısında,
- bir uçurum ömür.
düşmek, yanmak; istemesekte bizler hayatın,
- gözlerinde kömür.
yan, yan! diyen hayat kaçıncasız,
kaybolmuş suretler, her dudaktan düşer,
- bir gün ölür.
bembeyaz düşler, simsiyah sandıklara kitlenmiş.
biz bugünü düşlerken, yarının kurası çekilmiş.
şu kandığımız hayat, bir pınar misali dökülür ve,
dudaklarımız riya eder, her gün kanarak içermiş.
feri çalındı gözlerin, kader ne yapsın?
anladım ki sen uzaksın kalbe huzur, hep yasaksın.
ben avutmak istemem bendi, bırak yaşlar aksın.
şu gri kaldırımlara yansır ruhun,
- suretin okyanus misali,
adıma can veren şu gözlerin, serilirdi yerlere,
- gökler timsali.
adını dilime sardığımda, tek sen kal istedim,
dilimin ucuna süzülürken, seni de çaldı esaret.
her dilin bir yarası vardır, benim ki de bu..
böyle kalacak "hesab et.."
elveda..
ne zordur be sevgili..
saklasam cümlelere, sıkıştırsam, sıvışır yine aradan,
kanatır her kelime, şu paslı dili.
ben her gün kemirirken dilimde 'sen'i,
kanamaz mı hiç yüzün, yakışır mı böyle aşka, böyle hüzün?
çok yoruldum artık, silelim bu kara bahtı.
kahve gözlerimden, orta şekerli bir tebessüm yerine,
acı yaşlar aktı..