Erzuruma Giderken
erzurumdağ tepe uçurum yolları
gözüm açık baka baka gidiyorum
uykum gelsede uyumamak için
durmadan çay kahve içiyorum
erzincandan sonra heyacanlı dakikalar
gözbebeklerim dayanmaz uykuya kapanırlar
sonra nasıl olduysa bir gürültü koptu
bedenim kendini başka alemde buldu
gözlerim yavaş yavaş açıldı kafam yerde
ayaklarım,kollarım sıkışmış nerde
kafam karma karışık anlamadım hala olanları
bir çığlık attım sonradan bu bir kazaydı
sesimi bir asker yolcu duydu camdan çıkardı
bir bayan eli üstüme bir şal uzattı
öğretmenmiş okula giderken görmüş kazayı
bir köy evine sonra beni bıraktı
tandır yakmışlar çamaşır yıkamak için
evin kızı yıkamak istememiş acaba niçin
kazandaki su beni yıkamaya nasipmiş
analadımki köylü kızın kalbi çok temizmiş
kendimi bir kara balçıkta bulmuştum
otobüs ters dönmüş o çamura batmış
sanırımki bizi bu çamur kurtarmış
ölmdeiğime şükrettim allahın sevilen kuluymuşum
köylülerle öğretmenle vedalaştık helallaştık
bu kötü anı birlikte paylaştık
erzurumdan tercana iki satte hızla varmış
korkudan sevdğimin dudağı uçuklamış
arabasından indi kollarını sardı sıkıca boynuma
ölmediğim için şükretti tanrıya
hala korkudan titriyor dudakları
az kalsın ayıracaktı bizi bu erzurum yolları