Fermuar
İçinde dut olmayan cennetlere düşesin
Güneş doğdu, göte geldi yeminlerimiz.
Cama koştum, rüyam sürçtü ,sen kaç köşesin?
Damarlı ve sıcak idi türküleriniz.
Oksijen solumaktan kanser oldu laleler.
Yakak bir cıgara ki, iliğimiz yeşersin.
Ölümlü doğduk madem, yaşasın kerhaneler!
Önce namaz kılalım, beni sonra öpersin.
Sepet sepet yumurta, sakın beni avutma
Diyecekler, dedi dersin, bi çay koy da gel hele.
Devlet çirkin, devlet katil, beni unutma...
Freud, cenazeme gelsene lan hergele!
Adım Yakup olsaydı, seni elbet beklerdim.
Çuvalladım, mayam kötü, yıldızlara sar beni.
Kabız olurdum belki, adını söyleseydim,
Düşlerimde gezerken köpekler yerdi seni.
Kabem ol, civarında yedi volta atayım
Tesbihimi sallarım, belki sevap yazarlar.
Rabbim bağışlayandır; bir viski, hey, bayım!
Uzaya gitti piçler, analar elbet ağlar.
Haklısın Nazım usta, hava kurşun gibi ağır
Orda şiir yasak mı, başladı mı sınavın?
Men Rabbüke?' derlerse Allah!'' diye bağır.
Tadı da kalmadı burda, gökyüzünün, toprağın...