Gafletname
iptida bu dehre sefer olanda
cephe gerisinde kalanlarız biz
ruz-ı mahşerde akıl dağıtılanda
göğe şemsiyeler tutanlarız biz
yunus alemleri seyran edende
ademin yapısından artanlarız biz
huşu içinde seyredende kainat
huzur denizinden hır çekenleriz biz
biz var ya o nicedir uyuyanlar
kervan göçende arkasından bakan
kuru ile birlikte yaşı yakanlar
biz var ya hani yensiz gömlek giyemeyip
alevden çembere bakamayanlar
ummana dalıp... çıkamayanlar
ve tüm belaların mümessilleri
ve biz bazen idam duvarları
bazen yıldızlara bakanlar
bazı cellat, bazı koyun, önünde...
sarı yıldızın kanına girenler...
ve bazı dehre bakarız biz
ciğerimiz elimizde bakarcasına
dolduran katrana dokunamayız
söküğünü dikemeyen terzileriz
biz var ya, kaza kurşunu gibiyiz
hedeften başka her yöne gidenleriz
ezik, büzük, yetim ama asabiyiz
belli olmaz infilak bile edebiliriz
kendinden bihaber olanlar mıyız
yoksa fazla bilenler mi gereğinden
arif mi, zahid miyiz neyiz
yahut kovulan mı pir eşiğinden
ah biz var ya kandırmayalım bizi
biz bu kainatın dibinde kalanız
erimeyen şekeriz çayın dibinde
çökmemiş telveyiz kahvede...
22,02,2010
10.55
Vapur
ne denli dûçar olsak dahi cismin içinde
kaf-ı dîl anka'sıyız daim dehrin üstünde