Garip
Canımın yandığı her helimden belli değil miydi anlamadım?
Manasız gözlerle bakan gözlerine bu soruyu kaç defa sordum hatırlayamadım...
Ben sordum O sustu
Suskunluğu ikimizide vurdu.
Ağladım,
Gözyaşlarımı görür diye bekledim
Görmedi...
Aynıydık fark etmedi.
Konuşmak anlamsızdı, susmak değerli
Ama ne konuşturdu ne de sus dedi
Sessiz, soğuk, donuk ve garipti.
Bizim aslında sevgimiz garipti
Yanlış, zamansız ve garip...
Ne kal dedi ne de git
Kalmak istedim izin vermedi
Tam giderken 'DUR' dedi.
Ama benim ne kalmaya cesaretim vardı
Ne de onun beni sevmeye cesareti
İkimiz de korkak, ikimiz de ürkek...
Kalsam ölüm, gitsem yine ölüm!
Anlamsız, yorgun ve garip
Kalmak mı çareydi, gitmek mi çare?
Hangisi doğruydu çözemedim.
Ben aslında garip
Ben aslında yorgundum...
Yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm
Arkama bakmadan saatlerce yürüdüm
Geride kalanları unuturcasına yürüdüm
Sevgimi öldürürcesine yürüdüm
Nefessiz kalana dek
Ondan uzaklaşana dek yürüdüm.
Evet gittim ben
Çare olur diye gittim
Unuturum diye gittim
Avunurum diye gittim
Ama öldüğümü fark etmedim.