Gecenin Siyahî Yüzü
Bir şiir yazmalıydım gecenin siyahî yüzüne
İçinde seni sakladığım mısralar olmalıydı
Gözyaşlarının karanlıklarda saklandığı
Gözlerindeki hüzünlerin siyaha boyandığı
Hasretin gecenin siyahî yüzünde görülmediği
Hicranın mehtabın gölgesinde kaybolduğu
Bir şiir yazmalıydım
Gecenin siyahî karanlığı içinde
Yıldızları avuç avuç toplayıp saçmalıydım
Saçılan yıldızların parlaklığı altında
Siyahî saçlarını okşamalıydım
Mehtabın ışıltısı altında
Zeytuni renkli gözlerine dalıp gitmeliydim
İşte böyle bir şiir yazmalıydım
Öyle sözcükler olmalıydı ki mısralarımda
Gecenin siyahî karanlığı örtmeliydi
Gizlemeliydi seni derinliklerinde
Mehtabın ışığında yalnız ben görebilmeliydim
Ellerinden tutabilmeliydim
Hissetmeliydim sıcaklığını
Heyecanla çarpan kalbini avuçlarımın arasına alarak
Fırlatabilmeliydim yıldızlara doğru
Sevdiğimsin, sevdiğim diyerek haykırmalıydım
Gecenin siyahî yüzüne başkaldırmalıydım
Çok şiirler yazdım ama seni saklayamadım
Beceremedim işte belki usta bir şair değildim
Belkide gece seni saklayamadı
Mehtabın ışığına mı yakalandım yoksa
Kim bilir belkide çok sevdiğimden
Ne bileyim beceremedim işte
Elime yüzüme bulaştırdım
Saklayamadım gecenin siyahî yüzünde
Gecenin karanlığını da aydınlattın
Mehtap da yanında sönük kaldı