Gelincik Çiçeğim
Bebeğim,
Sevilmişliğimde önce kan,
Sevdiğimde sonra can olup hayat bulan,
Ellerini ver, o minik tombul ellerini;
Ellerinde ısıtayım mini mini
Yalnızlıktan ayazlanmış kalbimi.
N'olur, hiç bırakma!
Kalsın sıcacık avuçlarında...
Gelincik çiçeğim,
Koklarken seni
İncitmeden o taze tenini
Bilmeni isterim ki
Bundan gayrı yalnız ama yalnız
Senin için nefesleneceğim;
Gamlarımı seninle demleyeceğim
Ve kerhen de olsa o kahpe feleğe
Hep ama hep güleceğim.
Neden çabuk soldun gelincik çiçeğim?!
İlkbaharın yağmurları taze yağarken
Ve dâhi sonbaharın
Sırasında heyecana kapılırken
Sen kışı gösterdin
Torunlarımı seveceğim günü beklerken.
Melekler severlerken seni
Geride kalan ikinci kez yanık bir baba yüreği:
Sevginde yeri doldurulamayacak kalbim,
Hasretliğinde dinmeyecek gözyaşlarım
Ve ilaçlardan uyuşmuş düşüncelerim...
İnan, isyanım sana değil Kâinat'a.
Yok, yok! Hâyır! Durmam gayrı buralarda,
Beklemeden kışı oralardayım sonbaharımda...