Gidişlerinden
Ne zaman çatmıştın kaşlarını
Bir akdeniz yaratır gibi köşelerde
Bir rüzgar gibi dinmeyen denizlerde
Bir uçurtma gibi sonsuza koşan maviliklerde
Ne zaman çatmıştın kaşlarını
Tam şurama oturtmuştun bakışlarını oysa
Teker teker dökmüştün süslerini
Bir kesmiştin ortadan ikiye umutlarımı
Bir kesmiştin ki rakılara meze
Bir kesmiştin ki geleceğe karanlık
Sevinmiştik oysa
Ne güzel sevinmiştik
Ben ve yalnızlığım
Ne güzel sevinmiştik gelişine
Gidişini de düşünmüştük
Her ilkbahar gibi
Öyle bir kırmızıydı ki gelişin
Dörtnalı avuçlamıştık ceviz kabuklarıyla
Heryere koşturmuştuk bira şişeleriyle
Özgürlüklere doğru koşturmuştuk kedileri
Gidince de hepsi bir bir söndü
Gece gibi,balıkçılar gibi,bir kaç kibrit gibi
Gidince hepsi teker teker söndü
Kırmızılığınla dolup taşan yerde
Ardında bıraktığın şeyler
İki hecenin arasını bile doldurmadı
Güneşsizlik boyuna.....