Gizemli Yağmur...
Özünü yitirmiş dallar nasıl kurursa
Sapsarı olur protez ruhlu ağaçlar..
Kızıl yapraklar sarar bedenlerini hem kurtlar
Beklemeden sonbaharın serin geçişini
Tıpkı kanatları zayıflayan biçare
Geçer önümüzden sessizce bir tabut /masum nineler gibi .. !
Çamurlu bir vahadır artık gökyüzü
Gizemdir yağmur eteklerin de..
Şarkılardan biliriz yaban eller ne ola
Islak bir mavi okşar şiirlerimizi
Avuçlarında leylaklar sunar yeryüzü
Süsler hiç kıskanmadan kadim öykümüzü
Atarak denizlerin serin koyunlarına ellerini
Salkım saçak duygular dolanır boynumuza....
Ve yağmur düşer görünmez ufuklardan :
Seccadeyi andıran tarlalara döner ruhumuz.
Son kırlangıç da terk eder köyümüzü
Siyah gagalarında yemyeşil dua..!
Yüreğimizde bir alev olur büyür ; ateş renkli çiçeklerimiz..!
01/2007/istanbul