Gönlüm
Gel dese peşinden ben de giderdim
Su gibi sessizce akıp da gitti
Haklıydı; kalsaydı neler ederdim
Verdiğim çileden bıkıp da gitti
Ayrılık havası koptu sesinden
Eser kalmamıştı pür neşesinden
Tutuşmuş bir ömrün kor köşesinden
Usulca bir ağıt yakıp da gitti
Anladım ısrarın yoktu yararı
Gitmek için çoktan vermiş kararı
Aklıma mal edip onca zararı
Vebali üstüme yıkıp da gitti
Dedim ki yükmüdür dikeni güle
Dedim ki ne derim dostuma ele
Sensiz ne yaparım dediysem bile
Suçlusun der gibi bakıp da gitti
Tut dedim elimden düşersin dedi
Yaşayamam dedim yaşarsın dedi
Bensiz Harşena'yı aşarsın dedi
Eğildi alnımdan öpüp de gitti
Terketmek evlaymış böyle alemi
Doldurdu heybeye derdi elemi
Kınından çıkarıp kırık kalemi
Maziye bir çizgi çekip de gitti
Kalamazmış artık kalan feriyle
Karıştı göz yaşı veda teriyle
Azap treninin son seferiyle
Raylara çileyi döküp de gitti
Kal dedim ey gönül sıkmam bir daha
Ay parçası olsa bakmam bir daha
Söz dedim senide yakmam bir daha
"Sen mi !?" dedi bana gülüp de gitti
Ahmet ÇITAK
*Harşena: Amasya'da Harşena kalesinin ve kral kaya mezarlarının üzerinde bulunduğu dağ.