Gözyaşları
Dünya'ya ilk adım attığımızda,
Minicik kalbimizle başladık ağlamaya.
Birşey gelmiyordu elimizden,
Çözüm yoluydu gözyaşlarımız...
Zaman ilerledikçe büyüyorduk,
Koşuşturuyor, oyunlar oynuyor ama yinede ağlıyorduk.
Elde etmek için istediklerimizi,
Gözyaşlarımızı, ağlama silahı olarak kulanıyorduk.
Yetişkinliğe adım atarkende ağlıyorduk,
yalnız kaldığımızda çoğu kez...
bu sefer daha fazlaydı akan gözyaşlarımız.
Bazen neden olduğunu bilmeden bile ağlıyorduk.
Yetişkinliğe ulaşınca ağlamıyacağız sanıyorduk ama
Bazen mutluluktan, bazen üzüntüden yine ağlıyorduk.
Bazende dost sandıklarımız bizimle ağlıyordu,
Ama timsah gözyaşlarıyla...
Erkek adam ağlamaz diyorlardı,
Ama o içten içe ağlıyordu.
Fakat dışa belli etmiyordu,
Çünkü ağlamak zayıflık göstergesi deniliyordu.
Ağlamak zayıflık göstergesi olamazmış,
Çünkü ağlamak sadece duygu yoğunluğunun,
Gözyaşlarına vurmasından ibaret değilmiş.
Depresyondan uzak tutarmış...
Zaman geçiyordu yine,
Bu sefer yaşlılığa adım atıyorduk
Ve çocukluğumuza, gençliğimize dönüp
Yine ağlıyorduk...
Ve hayata gözlerimizi yumduğumuzda
Bu sefer ağlayan biz değil sevdiklerimiz oluyordu.
Gözyaşları ile dünyaya gelip gözyaşlarıyla ayrıldık.
Bütün hayatımız boyunca hep ağladık...
Umarım hepimizin gözyaşları mutluluktan olur!