Gül Tabutu Dikensiz Olmaz
'' Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir şükredersin...Şems-i Tebrizî ''
Efil efil geliyorsun
Çisil çisil mi gideceksin
Lapa lapa tökezlerken
Haline bakmadan
Cemre mi düşeceksin
Şimale ulaşmazken
Cenup fısıltıları
Garbın afakında aklanır mı
Şarkın yakarışları
Belki de bu yüzdendir
Sebepsiz susturuluşlarım
Çınarımda Eyyub dalları
Kırılır rüzgarın miskinliğinde
Yara alır gövdem
Kurt büyütmüş sağrılarla
Sabra meyletti de ne oldu
Kendime sokuluşlarım
Ya/saklandığım meyvede
İz bırakırken dişlerim
Havva serzenişinde
Miskinliğe soyunmuş ne gam
Adem-i dokunuşlarım
Bir Yusuf düşkünü kuyu
Sarnıçlarda yuvalanır
Yusufcuklarım
Zülayha'yadır günlerce
Kuluçka tutuşlarım
Kin/ayetli değilim
Surelerim sev der yaratandan dolayı
Elif esintilerinde demlenir
Lam olur ram olduğum
Ve
Mim/lenir
IKRA dokunuşlarım
Sustum usumun kırılma noktasında
Boğazımda sırlanırken yutkunuşlarım
Bilmezken düğüm atmayı
Bilmezken yumruk sıkmayı
Öğreniyorum/ öğretiyorlar/ işte
Ürkek çocuk yanımı
Gaza getirip
Usturayı elime almayı
Elbet kanayacak ellerim
Gül tabutu dikensiz olmaz
Şüheda sızıntıları var
Taşıdığım salda
Omuzlarım da yükü kalemin
Ve kendi saatimi kuruyorum
Hiçliğimin dut yemiş yanına...
HÜZÜN ŞAİRİ; N Y