Gülünç
husumet yaratmada öncü bir zaman
aramıza koydu ölüm gibi bir mazlumu
kendince dalga geçiyordu bizimle
gülünç geliyordu seni bu kadar sevmem
gökyüzünün ortasında seni görmem
yanında ne varsa küçülüyordu, anlamsızlaşıyordu.
sen büyüyordun
sevme alışkanlığım seni yüceltiyordu
beni seven bir adam olarak ölümsüzleştiriyordu
ölmüyordu hiçbir seven
yeniden doğuyordu cennetin kucağında
melekler kollarında getiriyorlardı seni bana
yüzün her zamankinden güzel
kalbin her zamankinden kapalı
ellerin her zamankinden sıcak
sevmeyişin her zamankinden acıtıcı
yok olmuyordun.
sadakatsizlik yaratmada öncü bir mekan
seviştiriyordu güpegündüz her şeyi
kimin eli kimin cebinde belli değildi
gülünç geliyordu seni bu kadar özlemem
rüyalarımda seni görüyordum
çevrende ne varsa soluyordu
sen parıldıyordun
gözlerim buğulanıyordu ışıltından
ağlasam ıslanıyordu sokaklar
soğuk bir rüzgar esiyordu doğumdan
üşüyordum
elinde bir battaniyeyle hiç gelmiyordun.
ne vardı seni benden böylesine alıkoyan
altı üstü.... saatlik yoldu mesafen
ne kadar uzun geliyordu gözüme
başka bir dünyada yaşıyordun sanki
başka bir zamanda yaşayan masal kahramanım gibiydin
uyuyan güzelimdin
öpmek kolay değildi.