Güneş Doğarken
Bir çığlık, sabahına
yenik düşüyordu gecenin..
geceler, sessiz ve kimsesiz..
kimi için dipsiz bir kuyu,
kimine henüz bir heyula..
kopuyordu ondan ellerin...
seni an'ıyordu zaman,
ya da an'dırıyordu yokluğun,
sen kokuyormuşcasına dizilirken boğazıma,
her lahzada bir köşe başı saklanıyordu,
sevişmeler..
yokluğunu aynalardan yansıyalı,
kırılıyordu rengi,
çığlıklar yetişmiyordu sabahlara,
Güneş kimine bir umut,
kimi için son çırpınış...
Sana benziyor,
gördüğüm her beden..
insanlar sensin,
ben bile sen...
Güneşin umudunda sarılan yaşama,
ve an be an kaçan andırışlarda,
bir sen ölüyorum,
bir de ben...
.......
Gün ışırken, içime ekiliyor yokluğun,
bir daha biçilmiyor üstelik,
zaman aşıyor sınırlarımı,
bir sana kanıyorum,
bir suya hasretim okyanusun ortasında,
senin gözlerin kadar ateş,
ve buzun mavisi güneşe yakıyor bedenimi,
ruhum kopuyor ellerinden...
biri bir yerde sarsıyor bir bedeni,
biri bir yerde,
kucağına alıyor bir bebeği..
ben bir sen ölüyorum sabaha karşı,
bir de diriliş boyu; ben...
.........
Nisan takvime Eklenmeden,
Mayısa koşmak sevgilim,
kimi için henüz başlarken,
kimisi Güneşini kaybetmiştir,
gece bitmeden!
.....
değil miydi ki hayat,
bir yerde taziyedir ağlanır,
öte sokakta,
düğün varken!
....