Güneşi Uyandıran Kadın
bir kadın tanıdım
narin güzel ve ince
yüklenip dünyayı
taşımaya çalışırdı öylece
bir ateş yakardı kalkıp yarı gecede
güneşi uyandırmak isterdi sadece ...
tutardı sarnıcın yolunu, sessizce
dönerken sudan
güğüm belinde, testi elinde
güneş yeni uyanırdı Vona Burnu' ndan
ekmek pişirirdi narin kadın
mısır unundan
inekleri sağar, yayık yayardı
çorba pişerken sarma sarardı
sütü alıp ocaktan bir de börek yapardı
börekçiydi zaten kızlık soyadı...
yumurtalar günlük
ekmekler sıcak
bahçeden salatalık, domates toplanacak
sofra hazır
artık çocuklar uyanacak
az sonra çoban inekleri bahçeye kovacak
imeceye gidilecek Behiye Yengeye
gün batımı bahçeden eve dönünce
ev halkı yemek istemese
üstleri hiç kirlenmese
narin kadın çok yorgun
erkenden uyusa ve dinlense
ona dokunmasa kimse
yarın güneşi tekrar uyandırabilse...
yıllar yıpratmıştı narin kadını
bir akşam uyudu ve uyanamadı
artık güneşi kim uyandıracaktı?
güneşi uyandıran kadın benim anamdı...
... // Çocukken; gece gök gürültüsünden korksam, bakardım annem uyanık. Bir başka gece karnım ağrısa, annem uyanık. Korkulu bir rüya görüp uyansam,annem yine uyanık. Sanırdım annem hep güneşten önce kalkar ve güneşi annem uyandırır. Annem kalkıp güneşi uyandırmasa geceler hiç sabah olmaz...
* Vona: Karadeniz' in şirin ilçesi Perşembe' nin Rumca adı.