Habis....
Yıkılarak ellerimize gözyaşlarımız
Meraklı onca telaş sesleri tiz,
Buz dokunuşları yapraklarımızda yağmurda direniş...
Ateş tadında öfkeler
Çiğnenmiş gözyaşlarımızda ayak izi...
Mesnetsiz yolculukları maviden çalık
Yosun tutmaz ağıtlar....
Sesi boğuk, riya iğne sızısı
Duvar suretlerden
Dökülen palavra cümle....
Melanet melankoli
Hüzzam şarkılarında
Yıldız tozları avuçladığı göğün
Süreğen mısralarda latife! aykırılık....
Yürekte habis öfke
Molalarında zamanın sancılı patlak...
Karanlıktan sürme gözlerinde doğrunun...
Geçmiş elinde tutmadan
Yarına gizi dökülür yankıların
Uğurlanır ayaküstü sızlanma
Fanusta köle sanem...
Şüphe dil döker rüzgârda algılara
Yüze avuç avuç soğuk su dokunuşunda
Küçük uğultusunda fos ekürileri...
Emanet güller öfkeden sıyrık
Uzak ikindi yaşları
Tuzağa düşünce...
Önce onur vardı
Önce adam
Önce insan olmaktı hayat
Vicdan muhasebesinde...