Hak
Masumane sanıkların
Bulanık sanılara bezendiği
Mahkeme salonlarında
Servi hakikatler O’nun avuçlarındadır
Ayağında prangalar
Dilinde mim kokan mühür de olsa
Bulur seni ezelde tayin edilen
Değildir illa yaşamak yalan dünyanın
Ölürsen tamamlanır tabiatın
Buğulu camın inleyişleri ardındaki yağmur
Canı cânândan bilir de
Es verir yolundaki ihtişama
Cem edilen bulutlara
Asi rüzgârın diline sorar
Ve komşu yolların elverdiği himmet
Sessizliğin sesindeki
Derin umman kadar etkileyicidir der
Toprak ana
Sanma ki aydınlık her dâim iyiliktedir
Güneşin gelişi gecesinden bellidir
Sinâ’dan Hirâ’ya
Oradan vûkû bulan gül bahçelerine
Gafletin uykusundan
Beyana inanarak kilidi açan
Nicesinde tarumar olmaz bu kerem
Dahası var şehirlerin heybetinde
İnsanlar gezer derviş misâli
Gam etmez fuzuli
Severse eğer gönülden
Aşkın yüceliğinden geçer
Durağında bekleyen
Kuş olduk uçtuk nidâsını işitir
Yunus Emre’den
Mabedimin suruna üfürülürse
Kifayetsizliğimiz arınır
Ortaya çıkar hak
Ve melekler mutluluktan üşür