Hakikâtin Merasimi 3.kaside (gökyüzü Suvarileri)
Bir illet oldu şiir geceye bulaşan
Hayati bir sır sanki gözlerimde kararan
Ne olacak böyle? Öldü hakikati devran
Sür atını gökyüzüne beyim haydi davran
Tez ol! Çatlasın hasedinden seyis efendi
Ağır ol ki görsün heybetini şiir'in piri
Ne olacaksa olsun yeter, yeter ki
Sana uzanan eller kırılsın be süvari!
Çatma kaşını, asma çehreni gül yüzlü
Aksın yoluna şiirimin sevdalı özü
Ne olur çek üzerimden o keskin gözü
İzin ver yazayım en hakikatli sözü
Kaybolup gidiyorum şu gökyüzünde
Elime tutuşturdun sancağı. Ben virane
Lakin oturmamış sabrım ne yazayım heybetine
Duruluyorum, uslanıyorum senin sözün ile!
Elimde Yunus'tan kalma yırtık bir heybe
Yaşıyorum, yaşatıyorum şiir akıyor her yere
Öyle veya böyle düşeceğiz bir gün dünyadan!
Hiç düşünmeden yansıyorum senin gül yüzüne
Gel, gel şu karanlık geceyi aydınlat
Al mehtaptan bir parça yüzümü parlat
Seni sever, sayar elbette tüm kâinat!
Sonra istersen bu şiiri de yırt at
Bak, kalkıyor hakikatin cenazesi yürekten
Ellerim, kalbim, pare pare hep sana sevgimden!
Sen değil miydin? Şaire el amân ettiren
Şimdi neden biçaresin? Nerde senin zelzelen!
Ki bendim sana biat eden benden
Sen neden kaçarsın şimdi benden!
Ben sen olmazsan neyi üfleyeceğim yürekten,
Gel sen çek! Evren sallansın çektiğin kürekten!
Son bir defa süzül mehtabın zülüfünden,
Ak şu feleğin cilvesine aşk olup ithaf en!
Sen ki gökyüzü süvarisi! Savur ecdadımı necepten!
Bundan sonra yalnızsın! Kalmadı benden sana ben!
--------------------------------------------------------------------
4 Şubat 2009 Cuma
Zelzele anında...!