Hâl-i Ruh
-I-
Şu dünyanın olağan akışı
Ve her şey nasıl da bilindik
Yeni bir gün
Eskileri tanıyana kadar
Güneş aydınlıktan çekiliyor
Suya özlem duyan toprak şimdi
Gökyüzüne sarfettiği serenadlar
İnsan insana, insan Allah'a, insan paraya...
İnsan kendine dahi muhtaç
Bu böyle
-II-
Şair der ki:
"Ey bütün mevcudâtın ister istemez aradığı
Bulmak için çırpındığı sır
Değeri idrâk edilememiş sonsuz Lütfû Kebir
İşte Kelâmullah, işte Habibullah..."
Gidiyoruz âlâmete
Bilmek lazım; ama önce bilmeyi bilmek
Bilince diyor Tapduk Emre:
"Taparsın o zaman Râbbe
Bilmeden tapmak olmaz"
Nedir dağa, taşa, duvara, yola diyeceğimiz?
Yaşamaktan başka iddia ettiğimiz...
Su diyorum aziz
Hava diyorum nefes
Ekmek diyorum can
Dahası erkeğin diline dolanan kadının güzelliği
Değilse annemiz gibi
Değilse Hz. Fâtıma, Hz. Âişe...
Dokunma, ânma boş yere!
-III-
Sıra sıra geçiyorsun ya serden
Ya düşün ya düş o vakit
Sen değişmezsen
Ağzında Tevhid, avuçlarında duâ, benliğinde ibadet büyütmezsen
Olma
Olacağın varsa da...
Fırat Bal
22.06.2019 / Cumartesi