Harap Ve Sol Senfoni (İncisi Orjinaldir)
Aslında bir başına kalmazdım böyle gecenin bu vakti
Siz bilmezsiniz inzivamı günlerim kim vurduya gitti
Üçüncü sınıf lokantaların en direk klasik müşterisi
Halim Harap dediniz mi?Gelin ilk çorbanız benden olsun
Gerçi ömrüm veresiye ama sunacak sohbetimiz dolsun
Bozuk gramofon sesi gibi şu göğsümde çalan anılar
Gözleri siyah incir kız gülüşü desen dişlek sincaplar
Çok zamandır uğramaz oldu acep niye ki
Mor çatı dediğiniz yer / oysa Halim Harap'ın beter evi
O zaman ya kocası sakat kaldı ya da boşadı zilliyi
Şu meyhanede taze hamsi olmasa beş dakika durulmaz
Bıktım aynı hikayelerin gelişen kahramanlarından
İlişmesem de kulak bu / girmiyor ki pantolana
Yıllar oldu yazan belli çalınansa hep aynı roman
Suçlar uşakların üstüne ahçıların kıçı yine tavan
Bomboş sokaklar gibi gözlerim hiç kimse yok
Kedi köpek bile geçmiyor bu yıkılası yazgımdan
Ölürsem bir çift dilber gözüyle ölürüm
Kalırsam zaten ahvalim değme duman
Gülmemiş yüzümüz Aşık Mahsuni zaman
Sözlerine yazıldığım kızlar vardı defterim varken
Kasa borç verse bile alırdık yıldızları gökyüzünden
Ki ne vakit yağmur yağsa ağlamam bundan
Anam demişti git balta olamadın bari sap ol
Bizden bir cacık çıkmadı düzen zaten hıyar taylor
Anımsarım hala terine yandığım o beyaz tenli kızı
İlk öptüğü bendim / ki hep öyle olduğu söylenir
Çocukluğumun ucuz pastahane tatlısı / elleri kibar
Ve biriktirdiğim kumbaralardaki o mavi umutlar
Harcadığım ömür ise hep salaş yalnızlığım kadar
Ne yana baksam kendime münasip bir ayrılık
Göğsümü ısıtacak aşklar çoktan çekip gitti meyhaneci
Üzdüğüm parmaklar var vedasına kalmadığım
Günah kadar besleyip gözlerimde büyüttüğüm acılar
Dualar paklamadı beni belki ezanlar aklar
Aslında bir başına kalmazdım böyle gecenin bu vakti
Herkes dolmuşuna hep benden önce bindi
Bir dökülesi çatı
Rutubet tüten oda kalmışım
Herkes bir yerlerden bir şeyler götürürken
Ah benim şaşkınlığım
Meğer ben hep
Kendi ayakkabılarımı çalmışım