Haşra Dek
Bırak değmesin hüznüme iyi dileklerin
İçilesi bir zehir yuttum geçtiğim yokuşlardan
Sesim nasılda hoyrat bendime
Yıkılası kaleleri yıktım yine dün gece
Ellerimle yüreğime silleler vurup
Kendimden geçtim yine...
Bu şehrin yakası dar
Kavuşmaz gök maviye
Ha bir de İhbarlı gün ışıkları var
Uzatsam ellerimi beni bana bırakmaz seslenişlerim
Saklansa da hürriyetim karanlık sokaklara
İçime bir yumruk gibi sıkışan meşkin dargınlığıyla
Kusuru kabul etmektir şifa utangaç sözcüklerle
Yol alıyorum kendime
Bir tekme vurup iskemleye
Darağacına astım tüm yükle/mle/rimi
Mabedimde evliya serzenişimle avunuyorum şimdi...
Biliyorum ki
Kasırgalar eksilmez hüzzam nağmelerinden
Bırak yansın dünya
Bırak tutulsun güneş ay'a
Bırak oynasın ar riyayla
Pervane ki bulutlar sisler düşer yokuşa
Kentime dönen yüzümde üşümüş alabora hayatlar
İntikamım fendime
Yamalanmaz düzene bırak salınsın gam
Nasıl olsa cıvıl cıvıl tüm kuşlar
Nasıl olsa İmlasız bütün aşklar
Yenilirken alnın dikliği
Avurtlarında dişleri sökülmüş telaşelerin
Soylu duruşlarda muhakeme sürdükçe
Biliyorum,
Haşr'a dek Sessizliğim...
Bırak üstlenme töhmetimi
Vuslatın dağlarını aşıyor sabrım
Gözlerimden ç/alınmış uykularla
Kulağımı tıkadım uğultulara
Cinnetime davet hıçkırıklarla
Tozunu alıyorum gözlerimin
Son defa düzenbaz oyunlara tebessüm sunup
Asıyorum yenilgiyi duvarlarıma
Rehin kaldığım an'a yol aldıkça zihnim
Ve yoldukça saçlarını yeminlerim
Haşr'a dek sessizliğim...
Not:Yaş/l/anmış hayat hikayeleri...Gönlü soldurmadan ayaklanmalı selviler.ayaklan gül-bahar...