Havin
Beni bağışla anne..!
Uzun zamandır yazamıyorum sana
Öksüz bir çocuk gibiyken yazılmıyor sana
Bir garip serçenin kanat sesiyle avundum yokluğunda
Ve yokluğun dalga dalga geçiyordu yüz çizgilerimden..
Yağmur yağdığında anlarsın anne korktuğumu..!
Yıldırımlar beni hep korkutuyor anne
Her yıldırım kaçtığın da
Koynuna sığınmak yerine
Artık yoksul saydığım
Battaniyemin altında saklıyorum yüreğimi
Korktuğum da anne..!
Ve yine sonbahar geldi ve yine sararmış yapraklar
Gözü yaşlı yapraklar...!
An sonra karanlıkta bulutlar geçer önümden
Vuruyor sol yanımdan
Gözlerim yaşlarla dolu kan çanağı gibi
Dökülüyor inceden toprağa...!
Telaşlarımla başa çıkamıyorum anne
Şimdi sensizliğin koca boşluğunda
Bir sürgün deyim
Her yanım şenle kaplıyken sensizim anne...!
Rüyadayken ben birden titreyerek uyandığım da
Hepsinin bir rüyadan ibaret olduğunu
Başımı dizlerinde hissedince anladım...!
Ama sonra hepsi gerçekleşti anne...
Sensizim ve çaresizim ürkek bir kumru gibi yalnızım
Acıyla büyüdüm anne, acılarımda benimle büyüdü
Bir kerecik bile yanımda olsan
Başımı dizlerine koya bilsem
Gözlerimi kapatsam ve artık hiç acı duymasam
Kuşkusuz hiç acı vermeyecekti sensizlik...!