Hayat Oyunu
Karanlık çöktü artık
Ne dünya dönmeyi bilir
Ne güneş doğmayı
Düğümlenir alınan her nefes
Uzaklardan gelir ince bir ses
Fısıltı gibi tırmalar kulağını
Ayaz bir hava da sert bir rüzgar vurur şakaklarına
Anlamazsın rüzgarın derinliğini
Rüzgar esip şakaklarına vurdukça sesler yükselir gökten
Ürküp korkarsın karanlığın hüküm sürdüğü gece de
Sorarsın kendine nedir bu ses
Düşünür,düşünür bulamazsın cevabını
O ses okumaktadır ölüm fermanını
Saatler geçtikçe ses daha da yaklaşır sana
Sen hala sese bir anlam verememektesin
Gecenin ihtişamlı sessizliğine gömülmüş haldesin
Sessizliği bozan sesler ürkütür seni
Bir an gelir bir üşüme alır bedenini
Ölümün soğuk yanını hissedersin
Bilemezsin neler olduğunu
Düşünür anlam veremezsin
Gözlerin kapanmaya başlar engel olamazsın
Titremeler çoğalır ve o an anlarsın
Ölüm kapını çalmıştır,bu ayaz gece de
Gözlerin direnir kapanmamak için
''Ölmek istemiyorum''der,direnebildiğin kadar ağlarsın
Ne çare kader yazdığını okuyup eğdirmiştir boynunu
Bitmiştir burada bu hayat oyunu