Hepsi Senin Suçun
Sersemlemiş gibi uyanıyorum bugün
Duvarlar üstüme geliyor
Duvarların üstüne gidiyorum
Her birine sertçe çarpıyorum
Her birine kendimi kanıtlıyorum
Yokluğun,ızdırap dolu gecelere eşdeğer,biliyorum...
Ve saat gece üçü geçerken
Kapandım bir beyaz kağıda,dolu dizgin ağlıyorum...
Saatlerce bir masa üzerinde cerrahı ameliyatlar gibi kağıtla kalemi seviştirdiğim oldu.
Ağzımı bozup,kalemi kağıda sövdürdüğüm zamanları da bilirim.Sen yoktun.Hepsi senin suçun...
Geceleri ansızın eser bir rüzgar hatırımı yoklardı.Aklım çıkardı,giderdi bir yerlerde yalnız başına bir iki duble bir şeyler içerdi.
Bedenim üşümüş,saklanmış,sinmişti bir köşe başı hayal dünyasına.
Sen yoktun,hepsi senin suçun...
Sabahları içerek uyanmam,sigaraya başlamam,geceleri uyumamam,ve kanserden öleceğim de senin suçun.
Hayatı çok hızlı yaşıyorum.Yetişemiyor kelimelerim.Hayvan sarrafıyım biliyorum.Senin gibi binlercesine kalp verdiğim için...
Ve sana kalbimi bağışladığım için beni affet.Küçüktüm,akılsızdım hatırlamıyorum...Ben her sabah ölüyordum ;
Sen yoktun,hepsi senin suçun...
Bağırarak,çağırarak,uyanarak bitiyordu zaman.Dört duvarların her biri birbirinden soğuk eserdi.
Üşütmüştüm beynimi.Her yer sen bakardı,her bayanda senin kokun...Öperdim bir gece yarısı yastığın sen kokan tarafını.
İçime serin serin çekerdim.Bitmesin kokusu diye başka yastıklarda yatardım,bilirim.Senin giydiğin gömleğimi kaç yıl oldu,yıkamadım,yıkattırmadım.
Kirli sepetine kendimi attığım oldu çok zaman...
Hele seninle çekindiğimiz resimlerimiz,yok mu onlar ? Yoklar...Kalbimin perde aralarını aralayıp kalbime neşteri saplarlar her seferinde.
Sen o kadar güzel gülümsersin.Ben hep sana bakarım.Resimler de bile aynı hayat hikayesi çıkar otaya,acıyla...
Sen benden büyüktün.Bana öğüt verirdin.Beni öperdin kimi zaman,inan söylediklerinden çok,yaptıklarınla hatırlarım seni.
Öpücüklerini,kokunu,resimlerini,ahh sana dair her şeyi saklarım karanlık odalarımda...
Gece yarıları söverim kendi kendime,kalbimin bir tarafı yanık.Aşk çelmeleriyle yerlerde...
Sen hatırdaydın,ne evimde,ne evinde,ne gözlerimde,ne de yanı başımda bir yerde...
Ağladım çoğu zaman ;
Sen yoktun,hepsi senin suçun...
Yalvarmalarım,ağlamalarım,çığlıklarım inan senin suçun...Dudaklarımı büzüştürerek gidişini izlemem inan benim suçum.
"Kal" desem de giderdin biliyorum.Elimizde olmayan,kalbimizde olmayan bir şeydi bu.
Benim sana beslediğim aşk,literatürlerde yasaktı.İnsanlar onaylamıyordu bunu.Herkes biliyordu sana olan aşkımı.
Kimse hiçbir şey yapamıyordu ve ben günden güne ölüyordum.İnan bu benim suçum,alınma bunu üstüne...
Ne yaptıysam kendime yaptım ben.Ne ettiysem,sendin...Ne düşündüysem,sendin.Ne yediysem,yiyemedim.
Afrikalı bir çocuk kadar açtım.Ve suçlusu bendim,aşıktım...
Sana seni seviyorum desem,neden ? Diyecek kadar boşsun bana.Ve benim hayatım sendin aslında.
Bırak her şeyi şimdi,içimin yağmurları aksın,göz pınarlarımdan ve sen hatırımda kal yine bu gece...
Sadece bir anı ve hatıra olarak.Hoşça kal sevdiğim,kendine iyi bak !