Hüzün Divanı II
Göğsümde taşısam da o kadim hicranı,
Onun zülüflerinde güller açsın isterim.
Kırk kapı kapansa da benim kimsesizliğime,
Ona hüsnü baharlar, gün doğsun isterim.
Gözlerimin buğulandığı o kırık aynalardan
Onun tebessümü süzülsün, gülsün isterim.
Yârimin gözlerinde sönmeyen o düğün,
Karanlığımı yakıp aydınlık olsun isterim.
Suskunluğum bir yeminken garip zamana,
Onun dualarına ferman değsin isterim.
Yâr eşiğinde toz olmak dilerken bu can,
Onun ayakları altında gülistan isterim.
Gönlümün çölünde estikçe soğuk rüzgâr,
Onun bahçesine serinlik dolsun isterim.
Gözümden dökülen her damla aşka dairken,
Onun gözünden tek bir keder düşmesin isterim.
Son kadehte tortusu kalsa da bu hicranın,
Aşkın pazarında ona hep kâr olsun isterim.
Devran dönsün, yansın bu hüzün divanı;
Ben yansam da o huzura ersin isterim.
Adını anarsam geceye leke sürülür diye,
Onun ömrüne en pak aydınlığı isterim.
Ben onun gölgesinde kaybolmaya razıyken,
Maziye yalnız onun şanı yazılsın isterim.