İdi I Smotri (Gel Ve Gör)
Gel gör
Hüznün sarmış dört bir yanımı
Sen üzülürsün,
Benim gözlerimden yaşlar akar
Sen tebessüm edersin,
Ben o gün, o saati bayram ilan ederim.
Ama gel gör ki;
Gökyüzündeki beyaz, denizdeki mavi/ler,
Ağıt/lar yakar...
Bir kavuşamayışın öyküsünü işler.
Gökyüzü bulutlarda
Deniz dalgalarda bizden,
Yani aslında
Senin olmayışından bahseder...
Senin limandan ayrılan son gemi gibi gidişini açıklar.
Fotoğrafçı dahi
İkimizin yan yana olduğu ufacık bir karenin,
Ufacık bir pozun,
Olmamasından yakınır
Gelip görmen lazım
Korkum dilime vuruyor.
Yazıyorum ha bire
Evet, korkumdan konuşuyorum ben
Senin ?benim olmaman? korkusu...
Tam anlamıyla bizin oluş/a/maması
Ve ben seni ararım laf aralarında...
Herkes bihaber.
Laf aramızda;
Saçmalarım çoğu zaman
Ki zaten bir saçmalık değil midir aşk?
Felsefe yapmaya lüzum yok değil mi?
Yazayım düzgünce ama;
Adam gibi ve adamca...
Uçan halılar, masmavi dalgalar...
Hiçbiri götürmüyor beni hakikate
Her şey muamma, her şey meçhulde bir obje.
Hakikat, deniz...
Hakikat, hâkimi olamadığım engin bir deniz...
Ya da boş verelim;
Aman bana ne deyip
Alışalım... çalışalım
Hatırlar mısın!
Ne diyordu şarkı;
?Alışmaya çalışmak diye bir şey yok.?
Çok doğru...
Sen hiç var olmamışken
Ben nasıl alışırım yokluğuna
Ama gel gör ki,
Gözlerinden başkası inandıramaz sana çektiklerimi
Çekip de söyleyemediklerimi.
Ve kimse geri veremez bana gözlerinde kaybettiğim huzurumu senden başka.
Sen/den bir başka...
Gel ne olursun
Kimin sunduğunu bilmediğim bu film bitmeden
Gel.
Kalbimin II. Dünya Savaşı vuku bulmadan
Gel gör beni!...
Gel ve geri ver sendeki beni...
Çünkü ben sende kaldım
NOT: Bülent Kaya'ya öz yardımları için teşekkür ederim... :)