İhtimaller Tablosu Çerçeveleri
Sigaramın ucunda ateş olabirdi sevdan
Korkmuştum
Ya sönersen ,
Korkmuştun
Ya söndürürsem ...
Zoka yutmuş balıklardık oltanın ucunda
Bir yanda aşk
Diğerinde Leb-i derya
Ölse miydik
Tükürse mi
Bilemedik ...
Ve her ne kadar kalıbı hazırlanıyorsa da insanlığımızın ,
Biz kalıba sığmayanlardık
Taştık .
Sol omuzumuzda otururken aşk
Sağ yanımızda aklı vurduk
Bizler kendi bacaklarından asılacak koyunlardık
Urganımızı ellerimizle yağladık .
Verandası çökmüş hayâllerin
Gıcırdayan tahtalarıydık ikimiz
Öyle ki ; yakası paçası yırtılmış geçtiğimiz patika yolda
Pejmürde
Çökmüş cumbası da eşantiyondu nihayetinde
Son depreme de teslim edebilirdik
Bir kelime ,
Tek bir kelime etseydik bakıp gözbebeklerimize
?Aşkı çöküntülerimize direk ettik ?
Diyebilirdik ...
Son öpüşün yanık ten kokusu sızlıyordu burun direklerimizde
El ele gidiyorduk
İkimiz vardık .
Bile bile
Plastik sevdalardan geçmiştik
Aslında biz aşkın esasını biliyorduk
Ama gidiyorduk
Bildiğimiz tüm veda sözcükleri sol cebimizde
Hem şeytan taşlıyor gözü kara
Hem ayrılıyorduk ...
Ağlamıyorduk .
Aşktan vazgeçsek
Ölecektik
Bunu ikimiz de biliyorduk
Ecel hürriyet defilesi yapıyordu oysa
Biz nü tabloların çerçeveleriydik
Tüm çıplaklığımızla sevmiştik .
Biz hiç üşümezdik ,
Çerçeve değil de , tablo olmayı seçseydik .
Aslında vazgeçmemiştik
Yüksek bir ihtimalin peşindeydik
Üstelik;
İkimiz de sevmeye kabiliyetliydik
Lakin
Yorgunduk ölesi .
Bir müddet
Kalbimizi dinlendiriyorduk
Ve ;
Ölmeyi
İkimiz de istemiyorduk .
Sigaramın ucunda ateş olabilirdi sevdan
Biz dumansız hava sahasını seçtik ...