İşgale Karşı Hayıflanmalar...
Sokağın ince kıvrımı resim değildi.
Yürünürdü, köşesi dönülürdü, ıslık savrulurdu.
Üzerimize yan bahçeden dut yaprakları düşerdi.
Arabalar geçerdi; sayabilirdik.
Senin seçtiğin renkler daha fazla geçerdi.
Demirağlar sözü vermişti ağalarımız. Öremediler, karanlık
asfaltlara sardılar bizi.
Ford büyüdü, Koç büyüdü, 20 yılda yola verdiğimiz kurbanlar
büyüdü.
Ne benim, ne de senin bir yakının tren kazasında öldü.
Hep otobüs kazalarında kaybettik kendimizi.
Beklerdin, beklemek vardı.
Sokak, ıslık, dut ağacı, raylar işgal edilmemişti.
Yüzün işgal edilmemişti.
Göğün kızılı belirir, öyle aydınlanırdı tenin
Işığın işgal edilmemişti.
Cânandın ki can olabilirdin.
Bebişkom değildin.
Dil işgal edilmemişti.
Duyardın, sezerdin
Ne irkilmek, ne de ürpermek işgal edilmişti
Zeytin çekirdekleri olurdu kahvaltıda.
Bakıp dalardın.
Bir tek dirseğine batan ekmek kırıntılarını hissederdin.
Yalnızlık işgal edilmemişti.