Islak Secdeler
Ellerimi sevmiyorum
Eski ve yırtık geliyor bana
Üstüme sinmiş laçka bir korku
Sataşıyor sokak ortasında
Bu sarkıntılık eden ayaz benim değil
yine yanlış anladınız beni
yanakları ıslak kaldırımlar
Gel gör ki
Yılan zehrinden acıdır söz
Söyleyen dil ağlayan göz
Yine mi geldin
Kapına düştüm hüzün
Çöz suskunluğumun kelepçesini
Düşsem bilirim acımaz
Kaç yerim yangın yarası
Kaç günüm dünden kalma
İçimde çilenin hanları var
Sargısına volta atarım da
Susmaz kalbimin ızdırabı
Dualarımda mülteci bir yalnızlık
Solar mihrapta acıyan yüzüm
Ruhum visaline pencere olsun
Yanaşma bu ağır halime
Çektiğim bendendir
Bende ki ettiğimden
Aç göğsünün mahsenini
Çok yoruldum
Sokulmak istiyorum yar
Öncesi yok ki
Efkârıma biat eder başım
Düşer müjganımdan saplan oklar
Bir'den gayrısına eğilmedim
Eğilmem
Sana muti bir mecnun
Her dem vecd eder
Kapına varan yolumdur
Islak secdeler.