İşsizim
İşsizim,
Hissizim,
Yardım ediyorlarmış,
Kuyruktayım.
Bekliyorum çaresizce,
Hoş hazıra dağ dayanmazdı,
İşim vardı geçenlerde,
Verdiler elime tazminatı,
Koyuverdiler kapının önüne,
Ne yaparsan yap dediler,
Ne söylersen söyle,
Ekmek bekler evdekiler,
Küçük kızımla oğlum
Şeker istediler.
Nerdeyse ağlıyordum.
İşsizim,
Göremiyorum artık önümü,
Ayaklarım geriye geriye gidiyor,
"Taş taşır beslerim" demiştim,
Sevdiğim kadına evlenmeden önce,
Ne ümitler vermiştim.
Hoş kanaatkârdı kendince,
Ama ben söz vermiştim,
Her şey güzel gidiyordu.
Şükrediyordum halime,
Evde çorbamız kaynıyordu,
Çocuklarımın gözleri ışıl ışıldı,
Ben kendimce huzurlu.
Kimileri rahattı,
Kimilerinin altı kuruydu.
Kolaydı git demek,
Yıllar boyunca verilen emek,
Hiçe sayıldı bir an için,
Elbet bir bildikleri vardı.
Düşünülen sen değildin.
Neydim ki ben, işçi parçası,
Kıt kanaat geçim derdinde,
Yaşamaya çalışan insan bu hayatı,
Gözümün yaşına bile bakmadılar,
Evde kaç hane yaşar, ne yapar,
Ne yer ne içer diye,
Düşünen mi var?
İşsizdim.
İtibarımızdan harcadım bir süre,
Hayat tazminatını bitirince,
Etrafıma bir baktım,
En güvendiğim arkadaşım,
Yoktu yanıbaşımda,
Aslında o da haklıydı,
Geçen işten çıkarmışlar onu,
Gelemiyordu yanıma,
Yüzüme bakamıyordu,
Yaptıklarından utanıyordu,
?Gel? dedim dostum.
Utanacak bir şey yok,
Sende kriz madurusun.
Bizim gibi insan çok.
?Gel? üzülme,
Dost var mı hiç,
Bizden başka bize,
Kim anlar halimizden,
Rahatları yerinde olanlardan,
Karınları tokken.
İşsizdim.
Hissizdim.
Yardım ediyorlarmış,
Kuyruktaydım.
Oturup bir çınarın altına,
Kaderime ağladım.