Kanasın G/özlerim
Önce...
İzahı olmayan hatalardan yakınır hayaller
Son/ra...
İzi dudağında öpüşürken utanır
Şimdi...
Pervasız ayrılığın izlerini silerken pişmanlığı anlar.
Hangi yamaç adımlarla birden yükselir ki
sen böyle uçtun (gittin)apansız
sokaklar karanlık
giz dolu efkarım
etraf bulanık.
Sus çektim bu akşam gözlerime
dur dedim yüreğime
gam bastım kaderime
öncesini/sonrasını/şimdisini unut dedim!
Olmadı..
Hangi iz birden yok olur ki
hangi acı birden diner
hangi ana ölmeden yeni doğan bebeği sütten keser
kesmez ya
işte bende kesip atamadım seni bağrımdan
çıkaramadım yıkılası düşüncelerimden
kaybolası bedenimden.
Hayat ! Ey hayat
sen anlar mısın benim dilimden
yarama merhem sürer misin anlarda.
Kaldı..
Yüreğimde nasır tutan tüm yaşananların İzi kaldı
üfledi suratıma şeytan
usulca gecenin siyah örtüsünü kapattı
kabus kara basan gibi, yanıma dost oldu
daha bencil oldu duygularım
daha çıkmaz oldu sokaklarım.
Kıyısındayım hayatın
tılsımlı sesimle pişmanlığı okurken satır satır
ağzımdan tutam tutam sen adı düşüyor cehennemime
kendi yangınında yan diyorum
olmuyor
ben senin yangınında yanarken
cehenneme bir kor daha düşüyor
kendi yangınım da yanıyorum.
Isırası sevdam dudaklarında ararken arzuyu
bir düş ölüyor içimden
sıkıca korkular sarıyor bedenimi
gitmek geliyor aklıma
kalmak ölümse
gitmek kabir azabı gibi.
''Bu saatten sonra sana 'dön' mü yoksa 'hoşça kal ' mı demeliyim ''
Bilemiyorum!