Kardan Adamım
Yaşıyor muyum sanki bugünlerde?
Gün doğuyor mu pencereme?
Ya da yağmurlar yağıyor mu acizliğime?
Bereketim sadece ve sadece gözlerimde
Büyüdükçe büyüyor özlemim gecelerde
Artık kardan adamlar yapar oldum güneşli günlerde
Tırnakları yitmiş kendi ellerimle
Soğukluğunla buz tutmuş kar taneleriyle
Acılarıma olmuş adamım bir abide
Bu nasıl bir kardan adam böyle?
Mutluluğa inat sereserpe bir gölge
Ancak vuslatımızla eriyecek mahşerde
Halbuki kar taneleri vardı eskilerde
Yaşamaya doyamadığım kış gecelerinde
Tarhana çorbasının buğusuna karışmış saatlerde
Semaverimin dumanı ,çayımın deminde
Hayallerimi uçurduğum beyaz bir büyüde
Aşık olurdum doğanın o müthiş gizemine
Umutlarımı giydirirken bu cansız bedene
Sevgiyi koyardım önce onun kalbine
Et ve kemikten daha da öte
Bir gün karlar erise de
Bilirdim atardı kalbi olsa da bir gece
İnsanoğlu gibi değildi ya nankörce
Kardan adamlar keşke hiç ERİMESE?