Kesit
Dieses Gedicht wurde am 16.06.2016 zum Gedicht des Tages gewählt.
Hangimize kızdıysa rüzgâr, garip bir mizaç aldı ahvalimi
Şosede ağaçlar yılgın
Sarı sarı çalılıkların ruhu
Anneannemin balkon muhabbetlerini anımsatıyor bana
Sahipsiz bırakılan tren yolunun üstünden
Bir beyaz tay geçiyor ki;
Üstünü kapatıyor bütün gizli dosyaların
Çamurla karışık yağmur bir şeyler anlatıyor
Yirmi yaşındaki arabamın silecekleri gayri ihtiyar
Can havliyle, donuna kadar soyulmuş bir yazgıyı yalanlıyorum kendime
Benim memleketlerim lâl
İğneli konuşmalarla koşuşturan caddeler var
İçinde semahların olduğu saydam topaçlar
Kanatları suya değen genç kızların gözlerinde büyük adamların soykırımları
Korkuya ulaşan her yerde senin adın işlenmiş sanki
Perili köşkünde özlemle yaptığın ibadetler çelme takıyor gökyüzüne
Romantizmin içine sıçan kuşları öldürmeliyim şimdi
Tanrının romantizmi bu
Tanrının bize bahşettiği romantizm...
Gecenin hissiyatı örülüyorken yetim saatlerde
Neremizden suçlu bulunduysa bahar
Oradan kaçırıyor özgürlüğü
Uyuşuyor ağızdan çıkacaklar
Uzun kıştan ve tek kişilik hücreden kalma bir soğukluktu
Kâğıda biriken sessizliğin
Sol elimde yarıda bırakılan şiirin kokusunu unutmayacağım...
Geride bırakılıyor şose sevgilim
Meleklerin uğultusu kulaklarımın uçurumunda
Eğer yine kaybolursan
Şose hep uzaklarda olur
Aslında garip olan
"Bazen insanları sadece izlemen"
Düşünmeden
Düşürmeden
Ve sen üşüdüğünde
Sahneye ilk defa çıkan Güneşi kırardın
Doktor Çehov haklıydı
Benden habersiz
Suda yandı senin kanatların...