Kısa Kısa (2)
Ve sönük yıldızın trajedisini müteakiben cenaze namazı kılınacaktır.
Ellerim kar kıyamet uzansam bile dokunamıyorum kimsenin gözlerinin yaşına,
Ön saflardayım,çatık kaşlı bungun bakışlı semanın dikkati üzerine fikirlerim.
İyi bilirdik,iyi bilirdik diye merhumu kötüleye kötüleye bitiyor işimiz,
Omuz veriyoruz (ki omzum artık salt buna yarar) yeşil tahta salıncağa.
Çınar burada,servi,meşe hepsi hepsi ölüyü tartıyorlar kendilerince.
Sonra,dize dize helva dağıtılıyor,gırtlağımıza çökmesin diye de,
Hani kayıp bir çocuğun mendilini deşen kadar yağmur damlası veriyorlar.
Kırık buluta asılı duran yamalı ruhumu alıp yola koyuluyorum,
Günahı boynuma;
Yere düşünce herkes benim cenazeden hüzünlediğimi sanırken,
Ben düşlerimin enkazına demirleyen,
Azı dişlerime kadar deniz dolduran senden dem vuruyorum.