Kıyamet Dedikleri
bir çocuğu ol(a)cakmış deccal ile meccalin
adını da 'tüylü' koyacaklarmış bak ne tesadüf!
tüysüz yetimin hakkını yiyenlere cevap
tüylü olunca günahın yerine geçecekmiş sevap.
bir duman kaplayacakmış yeryüzünü ki
kar etmeyecekmiş o zaman ne of,ne de püf!
akıl ile fikir birbirine iltifatlar ederken,
münkir ile nekir bugünkü rahmetlileri dürterken,
evveliyatı zamanın içinde
kalbur/la (dolusu)yalanları samanın için kayıp olurken
cirit atacakmış sahnede şeytan!
kötüler sultan olup iyilere hüküm verecekmiş
doğruluk buradan suçlu gibi süklüm püklüm göçecekmiş
güneş doğudan batıdan değil,doğmaktan vaz geçecekmiş!
vay anasını!
kıyamet,kızılca kıyamet!
kopacakmış evet;
alt üst olcakmış şehirler,
tersine akacakmış nehirler,
boynunu bükecekmiş şiirler,
işte bugün yarın değilse bir gün
olacakmış bu yazdıklarım.
ninem söyledi
annem söyledi
ben torunuma anlatıyorum
ama bir gün olacak elbet,
inan-inanma bir dur da seyret
seyreyle bakalım dünyayı
yalan
dolanın etrafını üç kere turlamış
iki kere akıl tutulması yaşanmış
üç kere yer gülmekten yarılmış
kopar mı kıyamet bu gösterileri bırakıp da
kopsa da keyiften kopar gider bu dünyadan
asla koparmaz yeri oynatmaz yerinden,
sen kork asıl insanlığın kıyametinden,
geldi geçiyor ömürler her giden babasının kesesinden
kimin umrunda insan insanı öldürüyor.
kimin umurundaymış çocuklar taciz kurbanı olarak büyüyor
kimin umurunda dünyanın suyu bitiyor!
daha kıyamet mi sorarsın be hey oğul!
senin kıyametin
senin ecelin
benim kıyametim
benim ecelim
ölene öldü denmez,kıyameti gelmiştir,
gafletle,kötü kalple yaşadıysa cehennem-şiddet!
iyi insan olarak yaşadıydısa selamet-cennet.