Kıymet Bilmezliğin Alegorisi
/Bu hayat yok oluşun varlığında kıymet bilmezliğin bir alegorisi,
Tikelden tümele üstü başı yamalı her ama sevginin,
Gözleri açık yere bakar gibi görünmesinin ve körlüğünün tek sebebi\
Zemheri donukluğuna mahkum bütün suların,
Yakamozları müşkül hale getiren yüzsüz gelgitlerinde,
Gelmek benim yanımda dimdik dururdu,
Gitmek senin başucunda otururdu,
İşte sen illet güçsüzlüğün nedeniyle kolay uydun ona,
Ve gittin,
Bir parmak hareketi ile hayallerimi domino taşı misali yıkarak.
Tin ile ten arasında bir harften çok daha fazla fark var,
Sanırdım zamansızlığına kadar ben,
Lakin gidişinle yerle yeksan ettin,
İkisini birden.
Gözlerim şimdilerde peltek kelamlarla silüetine isyanlarda,
Beni kaçışına sanık,
İhanet doktrinine ise tanık bıraktığın için.
Artık...
Mülteci duygular kampında esaretimin bilmem kaçıncı yılındayım,
Bu ana kadar,
Açtığın yaraların çetelesini tutsaydım eğer,
Kavrardım belki her gün anemiden mi,
Sensizlikten mi,
Toprağa daha yakın durduğumu.
Bil ki kalbimi bulutlara hibe etmezdim döneceğine inansaydım,
Ya da ardı arkası kesilmez sayı dizili bir algoritmanın,
Etkisiz elemanı olmazdım,
Hiç olmadı tesir ettiğin damarlarımda is karası zehirler akmazdı.
Son olarak...
Bil ki öncelerde bende severdim nur yüzlü melek kanatlı aşkı,
Sen onu işportaya düşürmeden önce.