Kızıl
Kendi ölüme şiirdir
Giderken eşiğine bıraktığım
Dağınık eşkâlimin küllerini biriktirdiğim ucuz patiskalar giyindim... Eyvallah
Eyvallah
Kâğıt gemi misali ıslaklığım
Gün batımı günahlarına saklanışım
Ve her şafakta batışım
Körfezin ucundayım yine
Sırtımda yine kahpe yakamoz
Gölgemin üzerine oturan hasretim
Gitmeli, ne varsa dürüp kese kâğıdına
Çözülmeli kırılgan bir çımadan kopan rüzgâr gibi amansız
Ve
İmansız alacakaranlıkta savrulmalı
Gaip limanlara
Ahşap küpeştelerde dinlemeli o şarkıyı son defa
Parmaklarımda zifir
Dudaklarımda ucuz üzüm rengi
Nefsi sindirip o şaraba
Gitmeli
Yüksünmeden son eylemlere
Başımızda dumansı efkâr
Avuçlarımız kuru sıkı
Sıkmalı
Kaşım kenarından
Barut akmalı ırmak misali, yaşlı bir yanak çukuruna
Gamzesi dolmalı hayatın, kıpkırmızı...