Kucağında Aşk Döşeği
seni zindan karası gökyüzünün altında,
beklemeye mecbur değilim
nefesimle dağıtıp göğün sırtına yapışan o uğursuz bulutları,
sana geleceğim
takip ederek gözlerinde parlayan yıldızları...
beraber soluduğumuz an,
uğruna yıllanmış şarap tadında bu sevdayı
işte o zaman, muradıma ereceğim...
sen şimdi bir vuslat sofrası kur ikimize
ve otur başucuna hayallerimizin
adımlarımın altında mesafeler yok olur
ve kalp atışlarım duyulur çığlığında sessizliğin...
sen şimdi kucağında bir aşk döşeği kur
bu kısacık ayrılık, nazar boncuğu olur sevgimizin
adım yazılır kaldırımlara, sana yol olur
hasret, kaybolur derinlerinde ayak izlerimin...
beraber soluduğumuz an,
ayrılık suyuna inat yeşillenen baharları
işte o zaman, muradıma ereceğim...