Kutsal İsyan
Bakınca dünyanın yaşına
Körpecik birer parmak iziyiz
Kanlar tarihi zafer diye yutturulmuş
Güz mevsiminde dökülen yaprak gibi
Ölümün gövdesinde solacak
Birer siluetiz
Ey aşkla sıvanmış
Ölümle harmanlanmış eşsiz hayat
Akıtıyorum sana içimdeki tarihi mirasımı
Köprülerinin altından geçen
O köpüklü sularında kutsa
Dile pelesenk olmuş kutsal isyanımı
Sana sesleniyorum duy sesimi
Tanrılara adağım olsun yetim kederim
Böceklere meze olsun
Bütün tanrılara meydan okumuş
Toprakla ödüllendirilen ölü bedenim
Söyle bana
Ey penisten beslenip
Vajinadan üreyen hayat
Anlat bana
Ey göğü sırtımıza yığıp
Ana kucağına konduran hayat
Nil'i ikiye ayıran güç
Nasıl oluyor da göz yumuyor
İçindeki vahşetin soysuz sonsuzluğuna
Diyelim ki
Yer çekimi tanrıların elleri
Bizi yeryüzüne bağlayan
Diyelim ki
Dua için göğe açılan eller
Bir ritüeldir gök kubbeye kadar ulaşan
Diyelim ki
Biz faniler yüzsüzce ve sadece
Kendine ait olmayanı kendi için ister
Söyle bana hayat
Söyle bana
Dualarla gök kubbeye giden eller
Neden cevapsız geri döner
Tanrılar tarafından
Biz kullara hibe edilmiş sevgi
Hepimize yetecek
Bahşedilmiş onca nimet varken
Nasıl olur da
Asırlık kan emiciler
Gövde gösterisine devam eder
Söyle bana
Ey fıtratını fırtınayla sürükleyen
Varlığı doğa ile süslenmiş hayat
Anlat bana
Ey bizi amele bir dinozora çeviren
Bağrındaki çamlara rağmen
Elleri kan kokan hayat
De hele bana
De hele
Ölümün tetikçisi bir sığıntı gibi
Öyle uzak
Öyle yakın
Öyle içimizde barınıp
Ne yüzle
Yüzümüze bakarsın
Tanrılara sunman için
İnsan kanı adanmamışken sana
Sunağında ne işi var çocukların